Bankalararası Kart Merkezi, temmuz ayına ilişkin verileri açıkladı. Verilere bakıldığında halk, cebinde olmayan parayı harcamaya, temel ihtiyaçlarını bile borçlanarak karşılamaya mahkum edildiğini gösteriyor. Ortada kutlanacak bir “ödeme büyümesi” değil, vatandaşın içine sürüklendiği derin bir borç bataklığı var.
BORÇ DAĞI 3 TRİLYON LİRAYA DAYANDI
Geçen yılın aynı dönemine göre toplam kartlı ödeme tutarının yüzde 37 gibi korkunç bir artışla 2 trilyon 974,9 milyar liraya fırlaması, enflasyonun vatandaşı nasıl ezdiğinin en net kanıtı oldu. Bu devasa faturanın 2 trilyon 541,8 milyar liralık kısmının doğrudan kredi kartlarından çekilmesi, asgari ücretlinin, emeklinin ve dar gelirlinin günü kurtarmak için bankalara nasıl borçlandığını açıkça gösterir nitelikte.
Artık vatandaş cebindeki nakit parayla değil, bankaların sunduğu yüksek faizli plastik kartlarla ayakta durmaya çalışıyor.

CÜZDANLAR PLASTİK KARTA TESLİM
Türkiye’deki toplam kredi kartı sayısının yüzde 11 artarak 151,7 milyon adede ulaşması tehlike çanlarının en yüksek perdeden çaldığını gösteriyor. Neredeyse kişi başına iki kredi kartı düşüyor.
|
Tablo: |
Temmuz Verisi |
Yıllık Fatura |
|
Kredi Kartı Sayısı |
151,7 Milyon Adet |
Yüzde 11 |
|
Kredi Kartı Borç Yükü |
2,54 Trilyon TL |
Yüzde 38 |
|
Toplam Kart Sayısı |
476,2 Milyon Adet |
Nüfusun üzerinde |
Banka kartlarında ve ön ödemeli kartlarda dikkate değer bir hareketlilik yaşanmazken, tüm yükün kredi kartlarına binmesi, gelirlerin giderleri karşılamadığının ve sistemin tamamen “borcu borçla döndürme” üzerine kurulduğunun itirafı niteliğinde.

Dijitalleşme adı altında sunulan veriler, aslında vatandaşın marketten manava, giyimden faturaya kadar her şeyi internetten ve kredi kartıyla taksitlendirmeye çalıştığının bir başka yüzü.
İnternetten yapılan kartlı ödemeler yüzde 34 artarak 908,9 milyar lirayı buldu. Mağaza içindeki her 5 ödemeden 4’ünün temassız yapılıyor.
The post Borcu borçla kapatma dönemi: 2026 Türkiye’sine hoşgeldiniz first appeared on .